Yazarlar
Döviz Kurları
Memet Emin Yarar: Pazarlarımız halkımızın vazgeçilmezidir
Memet Emin Yarar: Pazarlarımız halkımızın vazgeçilmezidir
22 Eylül 2020 09:41
Font1 Font2 Font3 Font4
Bu Haberi Yazdır

İstanbul Anadolu Yakası Pazarcı Ve Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanı Memet Emin Yarar: “Verdiğimiz Mücadelede Hem Halkımızın Hem’de Pazarcı Esnafımız Fayda Görmesinin Çabasını Veriyoruz.”

Baba ve abilerinin izinde hareket ederek pazarlarda hayatını kazanan ve azimle ve kararla Anadolu Yakası Pazarcı ve Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanlığından çıtayı yükselterek Türkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Odası Genel Başkan Vekili olarak hizmet eden Memet Emin Yarar ile Serhat Yaşam Dergimizin sahibi Erkan Sarıkaya bir söyleşi yaptı.

Serhat Yaşam: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

M. Emin YARAR: Kars-Digor ilçesine bağlı Alemköylüyüm.1968 doğumluyum.1973 yılında ailemin topluca göçüyle birlikte İstanbul Fikirtepe’ye yerleştik.2 yıl burada ikamet ettikten sonra Pendik-Kaynarca’ya taşındık. 45 yıldır Kaynarca’da ikamet ediyorum. İlk, orta, lise ve üniversite öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. Okul dönemlerimde ve yaz aylarında baba ve abilerimin mesleği olan pazarcılık yaptım.1978-1979 tarihleri itibarı ile pazarcılık mesleğine giriş yaptım. Limonculuk yaparak geçimimi sağladım. Belirli bir dönemden sonra büyük tezgahlarda pazarcılık yapmaya devam ettim.1999 yılı depreminden bir ay önce başlayarak Kadıköy sebze halinde 5 yıl meyve-sebze komisyonculuğu yaptım. Daha sonra ticari beklentilerimin dışında bir durum gelişince komisyonculuk mesleğini bırakmak zorunda kaldım ve tekrar ağırlığımı pazarcılık mesleğime vererek çok sevdiğim pazarcılık mesleğimi yapmaya devam ettim. Peygamber mesleği diye bilinen mesleğimi yoğun bir şekilde odaklanarak sürdürmeye devam ettim.2010 yılına kadar bu mesleği icra ettikten sonra yıl içinde talipli olduğum pazarcılık mesleğinin geliştirilmesi , sorunlarının ve sıkıntılarının çözülerek daha iyi bir seviyeye çıkarılması konusunda kendi bölgemizdeki Anadolu Yakası pazarcı, seyyar ,esnaf odası başkanlığına aday olmaya karar verdim.2010 yılında birlikte hareket ettiğimiz ekiple kongrede pazarcı esnaflarımızın teveccühü, güveni ve destekleriyle bu göreve getirildik. Yaklaşık 10 yıldır bu görevi sürdürmekteyim. Aynı zamanda Türkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Odası Genel Başkan Vekili olarak da görev yapmaktayım.

Serhat Yaşam: Sayın Başkan tekrar aday olmayı düşünüyor musunuz?

M. Emin YARAR: Şu anda 3 dönemdir yürüttüğüm görevimin süresini doldurmama 1,5 yıl kaldı. Allah nasip ederse, esnafımız teveccüh gösterirse tekrar yarım kalan projelerimi tamamlamak için görevime devam etmeyi düşünüyorum. Benim başkanlığımın öncesi görev yapan pazarcı esnaf odasındaki arkadaşları kesinlikle karalamak için söylemiyorum onlar bizim benimsediğimiz, özümsediğimiz, tasarladığımız, hedeflediğimiz projeleri yapamamalarından dolayı bu göreve talip olduk ve rabbime şükürler olsun ki biz esnaflarımıza verdiğimiz vaatlerin mümkün mertebe hemen hepsini yerine getirdik. Yaptıklarımız yeterli mi ? Tabii ki değil, hedeflerimizi daha üst çıtalara çıkarmanın gayreti içerisindeyiz.

Serhat Yaşam: Sorumluluk bölgenizdeki pazarlarla ilgili bilgi verebilir misiniz?

M. Emin YARAR: Odamız üyelerinin faaliyet gösterdiği Kadıköy, Ataşehir, Üsküdar, Maltepe, Ümraniye, Beykoz, Çekmeköy ve Sancaktepe’nin belirli bir bölümünde Anadolu Yakasında 2500 aktif üyelerimiz ile pazarlarımızda halkımıza hizmet veriyoruz. Aktif olmayan üyelerimizi de hesaba katarsak 8.10 bin civarında pazarcı esnafımız faaliyet göstermektedir.

Serhat Yaşam: Size bağlı olan pazarlarda kayıt dışı faaliyet gösteren pazarcı esnafı ile ilgili bir envanter çalışması yaptınız mı?

M. Emin YARAR: Yaklaşık 8 yıldır bizim pazar yerleri yönetmeliği yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu konuda gerek bizler gerekse de ilçe belediyelerinin de bakanlıklardan gelen yazı ile vermiş olduğu kayıt dışılığı tamamen bitirdik

Serhat Yaşam: Yerel Yönetimlerle ne tür sıkıntılar yaşıyorsunuz?

M. Emin YARAR: İlk göreve geldiğimizde hakikaten odamızın kurumsal kimliğinin diğer devlet kurumları nezdinde önemsenmeyecek nazarı itibare alınmayacak bir pozisyondaydı. pazarcı esnafımızda ciddi bir şekilde mağduriyet yaşıyordu. Bizim pazarcılar odası olarak asli görevimiz pazarcı esnafı ile devlet arasında köprü görevi yapmaktır. Onların sorunlarının çözümü noktasında gerek mevzuatta gerekse diğer işleyişlerde ve toplumsal faaliyetlerde esnafımız muhatap olmadan bizler aracılığıyla devletimizin yetkili kurumları ile görüşerek bu sorunların çözümüne yönelik bir faaliyet yürütmemiz gerekiyor. Tabii ki pazarcı esnafımızın çok sorunları var. En büyük ve en önemli sorunumuz bizim pazarlarımızın cadde ve sokak aralarında kurulmuş olmasıdır. Şu anda Anadolu illerinde % 70-%80 oranında açık alan pazarlarında esnafımız faaliyetlerini sürdürürken maalesef İstanbul’da kurulan pazarlarımızda %80 den fazlası cadde ve sokak aralarında kurularak vatandaşa hizmet etmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bu bizim için en büyük sıkıntı. Cadde ve sokak aralarında faaliyet gösteren pazarcı esnafımızın hizmet verdiği bölgede kurulan pazarlarda rahatsız edici gürültü, görüntü, çevre kirliliği, araçlarını evinin önüne koyamayan vatandaşların park sorunundan tutunda acil hasta sevklerinde ambulansın hasta nakline ulaşamaması kadar birçok sıkıntı yaşanmaktadır. Pazarların sokağını değiştirmek çare değil, tabiri caizse bombayı bir sokaktan alıp başka bir sokağa taşımaktır.

Serhat Yaşam: Pandemi sürecinde pazarcı esnafının yaşadığı sıkıntıdan bahseder misiniz?

M.Emin YARAR: Pandemi sürecinde tabii ki esnafımız ciddi mağduriyetler yaşadı. Özellikle tekstil ,ayakkabı, tuhafiye, çanta satan esnafımız ve hafta sonu tezgah açan esnafımız büyük mağduriyet yaşadı. Bütün samimiyetimle söylüyorum bahsettiğim esnaflarımız evlerine ekmek götüremeyecek bir pozisyona geldiler. Bankalara borçlandılar, esnaf kefalet kooperatifleri önünde uzun kuyruklar oluşturarak kredi desteği talebinde bulundular. Hakikaten bir daha ben bu kara dönemin yaşanmaması Rabbimden tek temennim. Bütün dünyada ve ülkemizde halen devam eden covid -19 sürecinin yansımaları her ne kadar esnaf tezgah açsa da devam ediyor. Tabii Pandemi dönemi marketlere piyango vurdu. Marketlerde alış veriş yapan vatandaşların temizlik, maske ve sosyal mesafe kurallarının dikkate alınmaması ve anlayamadığım husus ülkemizde bu kadar marketlerle ilgili koruma kalkanı oluşturulmasına bir anlam veremiyorum. Özelikle belirtmek isterim ki pazarlar halkımızın olmazsa olmazı ekonominin dengesidir. Yani pazarların olmadığı durumda inanın bırakın İstanbul’u Türkiye’nin geneli için söylüyorum halkın %80 i yaşamını idame ettiremez. Ayın sonunu getiremez. Dolayısıyla pazara gelen vatandaş istediği kalitede ve istediği fiyatta ürünü bulabilir. Hatta açık ve net söylüyorum akşam hiç cebinde parası olmayan vatandaşlarımız bile Pazar tezgahları arkasında bizim pazarcı esnafımızın lekeli diye ayırdığı meyveyi sebzeyi alıp ucundan keserek yaşamını idame ettirebilir. Yani pazarlarımız bu denli halkımızın vazgeçilmezidir. Onun için pazarlarımızın korunması ve yaşatılması gerekiyor. Hatta son dönemde pazarcı esnafımız 15 yıldır var olan kanun , e-fatura sistemi bu yıl yürürlüğe girerek çok ciddi oranda esnafımız mağdur ediliyor. E-fatura sistemi uygulandığı sistem üzerinden pazarcı esnafımız %1 kdv ödeyerek aldığı ürünü %8 devlete ödeme yapması ne demek anlamış değilim. Günlük 2000 lira satış yapan bir esnaf %8 üzerinde yani 160 lira devlete aktarmak zorunda. Tarladan bir liraya alınan domatesin pazarlarda 5 liraya satılmasını kestirme ifadelerle, halkta farklı algı yaratmakla, pazarcı esnafını hiç kimse mağdur edemez. Tarladan ürününün çıkışıyla kasalama, işçilik, hammaliye, nakliye, depo ,ambalajlama, mazot ,devlete vergi, belediyelere işgaliye, odaya aidat bunları maliyete vurduğunuzda tarladan bir liraya alınan domatesin kilosunun 4.5 liramaliyetle alan pazarcı pazarlarda kaç paraya satacak? Büyük zorluklarla evini geçindirmeye çalışan pazarcı esnafını düşünen yok.

Serhat Yaşam: Merkezi Hükümetten ve yerel yönetimlerden beklentileriniz nelerdir?

M.Emin YARAR: Türkiye genelinde sıkıntılarımız var ama özellikle İstanbul’da sıkıntımız çok büyük. Tabii ki en büyük sıkıntılarımız belediyelerin yapmış olduğu yanlış uygulamalar, kanun var biz diyoruz ki kanuna göre hareket edin niye kanunsuz hareket ediyorsunuz. Kanun koyucu ne demiş pazarları kapalı alanlara taşıyarak kur demiş. İstimlak mı ediyorsun,kamulaştırma mı ediyorsun pazarları sokak ve cadde aralarından kurtarın. Büyük firmalara, kültür merkezlerine yer tahsisi yapıyorsun halkın yararına olan pazarlara neden kapalı alan yaratmıyorsun. Pazarlar zorunlu bir ihtiyaç. Özellikle Üsküdar Belediyesini takdir ediyorum. Halkına hizmette sınır tanımayan Hilmi Başkana huzurunuzda teşekkür ediyorum.
Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar ekibimizle birlikte canla başla çalışıyoruz. Pazarlarımızı halkımıza hizmet yolunda istediğimiz seviyeye getirmenin mücadelesini veriyoruz. Ümit ediyoruz ki verdiğimiz mücadelede hem halkımızın hem de pazarcı esnafımız fayda görmesinin çabasını veriyoruz.


Yorumlar



İlgili Haberler