Yazarlar
Döviz Kurları
Koronavirüs krizi işçinin sırtına mı yükleniyor?
Koronavirüs krizi işçinin sırtına mı yükleniyor?
19 Mart 2020 15:36
Font1 Font2 Font3 Font4
Bu Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Çarşamba günü Çankaya Köşkü’nde “Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı” sonrasında açıkladığı “Ekonomik İstikrar Kalkanı” Pakette işçi ve emekçilere ilişkin hiçbir önlem alınmadığı görülüyor.

Geçici kapatılan küçük esnaf işyerleri kiralarını, SGK ve Vergi borçlarını nasıl ödeyecek. Kapatılan işyerlerinden işten çıkarılan veya ücretsiz izne çıkarılan işçiler K.kartı, Kira ve ve ödeme günü gelen borçlarını nasıl ödeyecek. Açıklanan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” de neden temel gıda ürünlerinde KDV indirimi yapılmadı? ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek için neden bir paket açıklanmadı? bu şekilde soru ve sorunları çok sayıda sıralıyabiliriz.

Bütün patronların 3-6 aylık periyotlarla sigorta borçları, KDV, vergi alacakları ertelenmiş durumda. Ama işçinin borcu ertelenmiyor. Cumhurbaşkanı’nın başkanlık ettiği toplantıya DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’un çağrılmaması tepki aldı. Kendine yakın, söyleyeceklerine itiraz etmeyecek tüm örgütleri çağırmış. İşten atmaların yasaklanması ve ücretli izin talebi için bişey söylenmedi. Ayrıca hükümetin, patronların istekleri doğrultusunda olanaklar sunduklarını ve sunacaklarını görüyoruz.

21 madde içerisinde görülen şu ki, işyerlerinde çalışan işçilere dönük kırıntı dahi olsa onları rahatlatacak, onların kazanımlarını koruyacak ya da onların çalışma hayatında nefes almalarını sağlayacak hiçbir şey yok. 4 madde kapitalistlerin istediği biçimde çalışma hayatını daha fazla esnekleştiriyor. İşyerleri patronların insafına bırakılmış bir çalışma biçimi olarak karşımıza çıkıyor.

İşsizlik sigortası fonundan işçilere ödeme yapılması isteniyor.

Burada işçilere düşecek bir lira bile yok. Şimdi bütün patronların 3-6 aylık periyotlarla sigorta borçları, KDV, vergi alacaklarının hepsi ertelenmiş durumda. Ama bugün bir işçinin borcu ertelenmiyor. İşçinin ödemek zorunda kaldığı elektrik borcunu bile ertelemiyor. 3,5 milyona yakın elektrik borcu olan vatandaşımızın, işçimizin, emekçimizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara karşı iktidarın “3,5 milyon insanın elektrik borcunu almayacağız ya da affediyoruz” demesi lazım.

Türkiye’de işsizlik yüzde 13-14’lerde seyrediyor. Genç işsizlik yüzde 24 civarında. Üretim azaldığında ne yazık ki patronların ilk yaptıkları iş “tasarruf tedbirleri” adı altında ücretsiz izinler uygulaması ve kitlesel işçi kıyımı. İktidarın bu konuda kesinlikle önlem alması gerekiyor. İşten atmaların ve ücretsiz izinlerin yasaklanmasının net olarak da ifade edilmesi ve bu konuda yapılacak uygulamalar karşısında tedbirler alacağını söylemesi gerekir. Ne yazık ki bunları yapmadı, yapmıyor. Biz bunları beklerken Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıda yine patronlara büyük imkan ve olanaklar sağlayan maddelerin karar altına alındığını görüyoruz.

Bu nedenle hem ekonomik açıdan hem sosyal açıdan hem de sağlık açısından en korumasız durumda olanlar işçilerdir. Türkiye’de sendikalı olan işyerlerinde bir ölçüde işyeri temsilcileri, sendikalar vasıtasıyla haklarını arama, karşı koyma tutumu var. Ama yüzde 90’nın sendikasız olduğu, örgütsüz olduğu koşullarda, işverenlerin ne kadar acımasız davranacağı da açık ve ortadadır.


Yorumlar



İlgili Haberler